Forum Moral

Tam Versiyon: DJ ve VJ RESİMLERİ
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyon'a bakınız.
Sayfa: 1 2 3
Dream Tv----NİLAY
[Resim: 7718d22dc19ebea938c9e0cce25d0ac2.jpg]

Nilay
İnsanın kendisini anlatması zor bişeydir ya işte başlıyoruz....
18.08.83 Ankara doğumluyum ve kendimi bilmeye başladığımdan beri belli etmişim gelecekteki ‘Beni’. Bıcır bıcır konuşan (hatta hep konuşan) =(bu mesleğin sırrı da bu heralde kime sorsan aynı durum ) süslümü süslü, ailesi ve dostları denilince akan sular duran küçük kız ana sınıfında piyeslere, ilkokulda müsamerelere sunucu olarak katılıp büyür...
Babasının görevi nedeniyle kâh Ankara’da kâh Eskişehir’de derken İstanbul son durak olur S.OCAK ailesi için.
Yıllar sonra ailelerine küçük bir kız daha katılır. ‘Çileğimiz’ evin en şımarığı olarak patisini masaya vurmuş ve tahta oturmuştur yerini kaptırmayada hiiiççç niyeti yoktur.. Olsun biz şikayetçi diiliz aksine…
Mutluluklarımı özetledim sayılır .Tabi ki bir çok ayrıntı ve bütünlük var ama sığdırmak epeyce yer alır. Eklemelerle renklendireceksek moda,sinema,müzik hayatımda büyük rollleri olan ana başlıklar ..Bir kaç zamandır da takı tasarımı eklendi bunlara..
Olmazsa olmazlar da var tabi buyrun...
Eğitim ve ben...
Aydın Doğan Anadolu İletişim Meslek Lisesi mezunuym sonrasında da İstanbul Kültür Üniversitesi Radyo ve Televizyon Yayımcılığı bölümünü bitirdim. Hedefi eğitimle perçinlemek şart!
Veee sizlerlerle ..
Yaklaşık 4 sene kadar önce DreamTV‘de tanıştık. Benim öyküm burda başladı ve sürüyor. Siz hep varsınız, hayalinizi yaşatmaya devam edin...
Geçmişten bugüne durum böyle umarım keyif almışşınızdır...Hepinizi seviyorum...
Dream Tv----BİRSEN
[Resim: 1b9801a313c8f109f269d67a96c33980.jpg]

Birsen
2008 yılında 23 yaşında olma sendromunu yaşadığım şu günlerde, 23 yaşıma dair özel bir şeyler olması gerektiğine öyle çok inanmışım ki – ne de olsa 23 önemlidir hayatta, ya en iyisi olur ya en kötüsü-, beklenmedik bir anda katılıverdim Dream TV ailesine. 23 benim için en iyilerindenmiş. :)
Çocuk yaşımda ninni niyetine dinletilen Joan Baez ile tanıştığım müziğin, hayatımın tutkusu, ardından da işimin ta kendisi olabileceğine de inanmazdım o zamanlar. Annemin her gece dinlettiği The Animals’lar, The Shadows’lar ile geçen çocukluğumun ardından ortaokul döneminde tanıştığım Slayer ve Iron Maiden ile başlayan metal yolculuğum, lise başlangıcındaki hardcore, nu metal furyasına kapılmak ile devam etti. Ve hemen ardından hayatıma giren punk ile tam da 17’lerimde kendimi buldum. New school pop punk ve türevleri, bugün hala ‘ne dinlersin’ sorusunun cevabıdır sanırım. Üniversite sınavlarına hazırlık süresinde Used’dan daha iyi bir dost varmıdır ki? Zemine düşen gözyaşlarına Simple Plan’den, Rufio’dan veya Dashboard Confessional’dan daha iyi birer arkadaş? Elbette üstüne eklenen indie ve bilumum türevler oldu. Hala sebebini çözemediğim bir ‘Fin’li grup sempatim’ de mevcuttur üstelik.
Zaman geçer ve ben büyürken, hayatıma giren ikinci tutku ise felsefe oldu. Bir anda, bir kararla doğup büyüdüğüm İstanbul’un göbeğinden, senelerce evim bildiğim Taksim’den, Kocaeli’ne okumaya gittim. Şu güne dek hayatımda verdiğim en doğru karardı sanıyorum. 4 senelik yoğun ve mutlu, bir o kadar da huzurlu geçen felsefe eğitimime hala bir gün devam etmeyi istiyorum. Üniversitenin ilk haftasında aktif üyesi olduğum müzik kulübünün sonraki senelerinde yönetiminde bulunup pek çok organizasyon, konser, söyleşi, imza günü ve bahar şenliğine imza atıp bir de hayata geçirmeye gönülden inandığım bir dergi hayaliyle yaşadım. Kısmet mezuniyetimeymiş. Mezun olduktan kısa bir süre sonra lise yıllarında birlikte çalışmaya başladığım Güven Erkin Erkal ile yeniden kesişen yolların sonrasında, önce Yüxexes hemen ardından da Dream dergi’de müzik yazarlığına başladım. Bir süre sora ise, Yüxexes’in yayın koordinatörü olarak buldum kendimi. Hayatın bizler için ne hazırladığını asla tahmin edemezsiniz derken işte şimdi sizlerleyim. Artık yalnızca dergi sayfalarından değil, ekranın da tam karşısından sesleniyorum sizlere.
Geriye yazacak ne kaldı bilemiyorum... Bir şeyler daha vardı sanki. Ah evet! Katlanılması zor yönetmenlerin özellikle Le Conte, Bertolluci ve Bergman’ın hastasıyım. Fransız ekolüne gönülden bağlıyım. Varoluşçuluk felsefesi ile kafayı bozduğum dönemlerden beri, gerek sinemada gerek edebiyatta ve elbette felsefede yarattıkları akımlar ve ortaya koydukları eserlere hayranım. Bir gün Fransızca öğrenmek bir diğer hayalim. :) Hem, Paris’in New York’dan daha güzel bir şehir olduğuna karar vermek de oldukça zor oldu. Ama ruhu ile bir şehir kendine ancak böyle aşık edebilirmiş! Dünya şehirlerine olan merakım İsveç, Amerika, Danimarka, İtalya, Almanya, Macaristan, Malezya, Çin hatta Tayland’a kadar sürükledi beni. Turist olmayı seviyorum demekten ziyade gezgin olmayı diliyorum diyebiliriz. Yollarda okunması farz kitaplara Dune, dinlenmesi farz müziklere ise Notwist’i ve The Gathering’i koyabilirim.
Son olarak, hala peluş bir ayıcıkla uyuyorum, aposteriori yaşıyorum ve sizlerle birlikte bir şeyler paylaşmaktan, müzik için bir şeyler yapmaktan en önemlisi hayalimi izlediğim yerde çalışmaktan çok mutluyum!
Dream Tv----DUYGU
[Resim: 414ba90260dddb1bd4284c85f1784455.jpg]

Duygu
1979 mayısında boğa olarak doğar ve yaşar... 5 yaşında ilk okul, lise, 17 yaşında üniversite, sinema radyo, tv, Hürriyet gazetesi yazı işlerinde başlar daha okurken; Show TV yapımcılık, Kanal D haber muhabirliği, Aca' da yönetmenlik, motor sporları programları, Ayşe Özgün Show, sonra birden canlı yayında bulur kendini bir rallinin ortasında, başlar konuşmaya daha 19 yaşında...

Çevirmenlik yapar bir yandan tv'ye.... Sinema, müzik konuşur hep, bir bakar para veriyorlar o konuştukça, susmaz... konuşur, konuşur, konuşur... susmaz... İki kelimeyi on cümlede anlatır bazen.Gıcık eder adamı ama kötü değildir niyeti naaapsın, seviyor.

Hala konuşuyor... Hayatının rekorunu kırıyor... Her yıl iş değiştiren hatun dört yıldır hayalinde...

Yazarın notu; galiba burada çoluk çocuğa karışacak, çizgileri oluşacak, kilo alacak, yaşlanacak ve sonunda toz bulutu olacak yüzünde bir gülümsemeyle...
Dream Tv----İMGE
[Resim: a1a1eb403d3abb8a3d1832a7cbb404c7.jpg]

İmge
1983 yılının 17 Martın’da, o zaman 9 yaşında olan ablam Şimal evimizin önünde ip atlarken gelmiş doğum haberim...Çok sağlıklı bir çocukluk geçirdiğimi söyleyemem... Tenim o kadar beyazdı ki bol bol izlediğim korku filmlerinin de etkisiyle kendimi vampir sanardım.. Dedem ressamdı ve resme olan ilgimi ben 2 yaşındayken keşfetmiş... Benim adımı taşıyan İmge sanat galerisini açmasıyla da sanat dünyasının içine girişim tamamlanmış oldu...8 yaşında dedemle birlikte ilk sergimi açtım ve bunu 1992 yılın 2. İstanbul Sanat Fuarına katılmam takip etti... Atölyeden kaçabildiğim zamanlarda ise mahallenin çocuklarını peşime takıp dans yarışması,güzellik yarışması tarzında mahalleyi eğlendirmek için her türlü etkinliğe elebaşlığı yapardım...
1993 yılında dedemin vefatıyla resme olan ilgimi bir süreliğine kaybettim. Zaten beni yeterince yoracak 7 yıllık bir eğitime başlama vaktim de gelmişti...
Üsküdar Amerikan Lisesine girişimle hayatım farklı bir yönde değişti... Yoğun derslerden bulabildiğim vakitlerde ise okul gösterilerinde kurduğum dans grubuyla sahne alırdık. Daha sonra okulun rock grubuna ritm gitarist olarak girdim fakat her yıl üstüste sanat alanında üstün başarı ödülü almam beni tekrar resme yöneltti. Bu nedenle hayatımın geri kalanında sanatla alakalı bir meslek seçmem farz olmuştur diyerek 2001 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarim Fakültesi’nin Bileşik Sanatlar (resim-heykel) bölümüne girdim.
Müzikle bağım hiç kopmadı...14 yaşından beri Taksim'i kendini ev bellemiş biri olarak nerde konser nerde festival varsa ben ordayım. Eski Metallica fanlarındanım. Şimdi ise tam bir Tool ve A Perfect Circle fanatiğiyim diyebiliriz. Dream TV ailesinden biri olup müzik adını bir şeyler yaptığım için çok mutluyum.
Dream Tv----MELİS
[Resim: bbe7b0d37aecc15da911ab15b33a0e61.jpg]

Melis
11 Nisan 1983 yılında İstanbul’un güzel semtlerinin birinde gözlerimi açtım.
Annemi bıkıp usandıran bir çocukluk döneminden sonra ilkokula başladım ve o gün bu gündür hala okuyorum.
Boş zamanlarımda tenis oynamayı (bütün stresimi toptan çıkartıyorum) kışın kayak yapmayı, arkadaşlarla sinemaya gitmeyi, tabu oyununu oynamayı ve de kitap okumayı seviyorum.
Asıl en büyük zevkim akşam eve geldiğim zaman kedim Mişa ile boğuşmak (bu durumda beni görmenizi pek tavsiye etmem)
Yaşım ilerledikçe müzik zevkimde de biraz değişiklikler oldu. Trance müzik hastasıyken ki hala deliler gibi dinliyorum (ama evde) Rock müziğe ağırlık vermeye başladım.
Gelelim hayatımın kanalı olan Dream TV’ ye,
Dream TVnin yayın hayatına başlamasıyla birlikte bu işe başladım biz beraber büyüdük ve büyümeye de devam edeceğiz.
Dream Tv----EMRE
[Resim: 5ca9a19e21f9ce3729d81943491ee99b.jpg]

Emre
1980 yılında Ankara’da doğmuşum. İlkokul, lise, üniversite derken sistem mühendisi oldum. Görsel iletişim tasarım mastırı da yaptıktan sonra, aldım diplomamı geldim dream tv’ye. Parlak geçmişimi gördükten sonra beni temizlik görevlisi yaptılar. Zamanla kendimi geliştirdim ve officeboy oldum. Sonradan öğrendim ki Dream TV de herkesin sunucu olabilmek için bu aşamalardan geçmesi gerekiyormuş, iyi bir sunucu olmak için sıfırdan başlamak gerekiyormuş. Eğer bugün Emre Fakıoğlu olabildiysem bu Dream TV nin sayesindedir. Yaşasın Dream TV!

Biraz hobilerimden falan bahsediyim. Gençliğimde lisanslı olarak sırasıyla yüzme, voleybol basketbol, sumo güreşi gibi sporlar yaptıysam da maymun iştahlılığım yüzünden hiçbirinde kariyer yapamadım. Sinema ilgi alanlarımın başında gelir. Vizyona giren her filmi yakından takip etmeye ve tartışmaya bayılırım .Eeee… sonra bir de Soundwave var, şu an Dream TV de Türkü ile sunmakta olduğum program. Ben sunuyorum diye değil ama çok süper bir program. Yani o kadar mükemmel ki cumartesi günleri tekrarı oluyor kaçırmıyorum. Hatta bir tekrar az, hergün tekrarı olmalı diyorum. Hatta baska programlara gerek yok Dream TV sürekli banttan dönsün günde 24 kere o derece iyi bir program yani. Şaka bir yana müzik, sinema, teknoloji ve festivallere, kısaca yaşama dair her şey var Soundwave’de diyorum ve daha fazla reklamını yapmadan bu yazıyı okuyan herkese teşekkürlerimi sunuyorum.

Yine de insan gaza geldi mi bitiremiyor yazmayı. Şimdi de stres oldum bu yazıyı bir sürü kişi okuyacak diye. Çok acayip bişey, ben sizi tanımıyorum ama siz beni az çok tanıyorsunuz ki bu yazıyı okudunuz. Belki de kim bu dallama diye merak ettiniz. Acaba baştan mı yazsam? Yok yaa saat 02:36 olmuş yarın program var. Neyse kaçtım. Sizi seviyorum.
Number One Fm----SEÇKİN ÖZDEMİR
[Resim: seck.gif]

[Resim: seckin3ti2.png]
MTVİNDİA----VJ RAN VİJAY

[Resim: normal_vj-ranvijay-at-force-india-mtv-ki...96x740.jpg]

[Resim: Raghu-Ram-with-MTV-VJ-Rannv.jpg]
MMC TV----NAZLI TANRIKULU

[Resim: nazli.jpg]
VJ Nilay çok hoşmuş.
Sayfa: 1 2 3
Referans URL